Moskova

Moskova’ya kısa bir iş seyahati için geldim ve sadece 2 gece için şehir merkezinde bir otelde konakladım. Bu nedenle çok fazla gezme ve fotoğraf çekme imkanım olmadı. Aklımda kalan en önemli iki izlenim şehrin çok büyük olması ve alfabe farklılığı ile birlikte İngilizce bilen kişi sayısının azlığı birleşince ortaya çıkan zorluklar. Çok fazla gezemediğim için hızlı bir şekilde bir kaç konudan bahsetmek istiyorum.

Ulaşım

Şehre THY ile gittim ve uçak Vnukovo Havaalanı’na indi. Havalanının ismi Rusça ВНУКОВО olarak yazılıyor (yanda logosunu da görüyorsunuz). Bu bilgi dönüş için kıymetli, unutmayın 🙂 Havaalanı ile şehir arasında biraz mesafe var. Havaalanından toplu ulaşım var ancak alfabe farklılığı nedeniyle taksi ile şehre gitmeyi tercih ettim. https://www.taxi-in-moscow.com/ diye bir siteden rezervasyon yaptım. Sitedeki 24 saat İngilizce müşteri hizmetleri ifadesini internette okuduğum ve yanlış bir bilgi olan “İngilizce bilen şoförler” ifadesi ile birleştirince bu operatörü seçtim ancak beni bekleyen şoför tek kelime İngilizce bilmiyordu. Elindeki telefonda Google Translate açık olarak bekliyordu zaten, temel seviyede iletişim kurabilmemiz için Google Translate yeterli oldu. Ancak üstünde Avro olmadığını ve 50 Avro’nun para üstünü veremeyeceğini söyleyince (ücret sabit 30 EUR idi) havaalanıdnaki bir bankamatikten Ruble çekmek zorunda kaldım. Havaalanında döviz bozduracak bir yer bulamadığımı, döviz bozduğu iddia edilen ATM’lerin de çalışmadığını belirtmeliyim (belki bana böyle denk gelmiştir).

Moskova Metro Çıkışı

Şehir çok büyük. Epey yaygın bir metro ağı var. Ancak metro istasyonları çıkışları arasındaki mesafeler de çok fazla. Her halükarda yürümeye hazırlıklı olun. Sağdaki fotoğrafta bir metro girişini görüyorsunuz. Üst ortadaki küçük kırmızı M harfi metronun simgesi. İkinci fotoğrafta ise metro girişlerinde bulabileceğiniz bir bilet makinesi görüyorsunuz. Günlük, haftalık vs bilet seçenekleri var.  Metro istasyonları anlatıldığı kadar güzel. Beş ayrı metro istasyonu gördüm ve hepsi birbirinden güzeldi. Bir tanesinden bir kaç fotoğrafı aşağıda görebilirsiniz. Tümünde var mı bilmiyorum ama bir istasyonda “fotoğraf çekme noktası” da işaretlenmişti 🙂

 

 

Para Birimi

Rusyada para birimi olarak Rus Rublesi kullanılıyor. Ben oradayken 100 ruble 7,20 TL idi. Yabancı para birimlerinin yaygın bir kullanımı yok (yasak olabilir emin değilim). Bu nedenle ihtiyacınız kadar ruble bulundurmayı ihmal etmeyin. Kredi kartı hemen hemen her yerde kabul ediliyor. Ucuz bir şehir değil. Lüks restoranlarda oldukça yüklü faturalar ile karşılaşabilirsiniz.

Dil

Rusça Kiril alfabesi ile yazılıyor ama biraz çalışılırsa kelimeler anlaşılmaya başlanıyor. Örneğin yandaki fotoğrafta “Burger King” tabelasını görüyorsunuz. Bizdeki P harfinin onlarda R olması, bizdeki H harfinin onlarda N olması gibi eşleşmeler biraz kafa karıştırsa da 2 günde tüm tabelaları okur hale gelmiştim. Gitmeden önce bu konuda biraz pratik yapmanızı tavsiye ederim.

Şehir’de yaşam ve Kızıl Meydan

Moskova deyince Kızıl Meydan’a gitmeden olmaz tabii ki. Oraya gidince ve bir rehber ile 1-2 saat bile geçirince aslında Rusya’ya ve Ruslara ne kadar çok benzediğimizi ve bir o kadar da (oraları tanımak açısından) Rusya’dan ne kadar uzak olduğumu fark ettim.

Burada Kızıl Meydan’ı görüyoruz. Sol tarafta büyüm bir alışveriş merkezi, ortada Aziz Vasil Katedrali’ni, sağda ise Kremlin’i görüyoruz. Alışveriş merkezi deyince bizdeki gibi AVM’ler gelmesin aklınıza, bir çok mağaza, restoran ve işletmenin yanyana bulunduğu büyük bir yapı olarak düşünün.

 

Bu fotoğrafta da konakladığım National Hotel’den Kızıl Meydan yönünü görüyorsunuz. Sağ tarafta Kızıl Meydan’ın duvar ve kulelerini göreilirsiniz.

Aiz Vasil Katedrali dış görünüş olarak çok etkileyici. Her bir kubbe farklı bir kiliseyi temsil ediyor ve Moskova’daki birleşmeyi sembolize ediyor. Ancak içini gezdiğiniz zaman o kadar etkileyici olmadığını görüyorsunuz. Yine de gezmeye değer, koroya rastlarsanız da dinlemenizi öneririm.

 

Kremlin’in epey uzun bir duvarları ve belirli aralıklarla yerleştirilmiş kuleler var. Bu kulelerin bir kısmı aynı zamanda Kremlin’in içine giriş imkanı tanıyor. Kremlin deyince de tek bir bina anlaşılmalalı. Bir kaç kilometrekare alana yayılmış bir yönetim kompleksi. Tarihçesi çok eskiye ve şehrin kuruluşuna dayanıyor.  Bu kulelerin de hemen herbirinin ayrı bir adı ve anlamı var. Kulelerin üzerindeki saatlerden tutun tepelerindeki 5000 Volt’luk ve soğutma için özel bir donanıma ihtiyaç duyan kızıl yıldız şeklindeki ışıklara kadar hem sembolik hem teknik olarak özellikli yapılar.

 

Burada da Lubyanka Station çıkışındaki AVM’nin tepesinde yer alan seyir terasından şehrin panoramik görüntüsü var. Burada sadece 180 derecelik bir alanın kapsandığını bir bu kadar da sırtımızın dönük olduğu tarafta alan olduğunu belirteyim.

Buradan bahsedince seyir terasına ulaşmak için son 2 katı merdiven çıktığımı anımsadım ve şunu vurgulamak gerektiği aklıma geldi: Tekerlekli sandalye ya da çocuk arabası ile gidiyorsanız Avrupa standartlarını beklemeyin. Merdiven ile ulaşmak zorunda kaldığınız çok yer oluyor. Dolayısı ile basamak çıkmak ve inmek zorlayacaksa güzergahınızı bir kez daha gözden geçirin.

Tabii ki Moskova deyince aklımıza gelen bir başka kişi de Karl Marx. Onu da anmadan geçmek olmak. Nazım Hikmet’in mezarının da orada olduğunu anımsatalım ama ne yazık ki benim gitme imkanım olmadı.

Yeme – İçme

Önceden planlanmış bir toplantıya katıldığım için yemek organizasyonu da önceden yapılmıştı bu nedenle şehrin genel durumunu bilemiyorum. Ancak görebildiğim kadarıyla özellikle Kafkasya kültürünün de etkisi ile Türk yemeklerine oldukça benzer menüler söz konusu. Yemek yiyecek yer bulmak konusunda çok sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Ancak bir kez daha alfabe sorununu ve İngilizce bilen personel eksikliğini vurgulamak gerekiyor. Gitmişken meşhur Rus ballı kekinden de denedim, beğendim.

1 thought on “Moskova”

Comments are closed.